
Blois Masters'tan Bir Bilardo Ziyafeti, Aralık 2025
23 Ocak 2026 Cuma
İki Yarım Her Zaman Bir Etmez!
13 Aralık 2025 Cumartesi
Berkay Karakurt Dünya Kupası’nda ‘Şampiyonlar Kulübü’nde!
![]() |
| Berkay Karakurt Dünya Kupası 'Şampiyonlar Kulübü'nde |
Berkay Karakurt bilardo evreninin ‘madalya kulübü’ne üst katlardan hızlı bir giriş yapmıştı. 2023’te Ferdî Avrupa Şampiyonası salonundan gümüş madalyayla çıkarken, podyumun en tepesinde bıraktığı İtalyan bilardo devi Marco Zanetti’nin soğuk terleri henüz kurumamıştı. Maç skoru 50-46’ydı. Bu sene ise Milli Takımlar Dünya Şampiyonası’nda Berkay genç yaşında Milli Takım’ın başrolünü üstlendi ve Ufuk Kapusız’la birlikte ülkemize bronz madalya getirdiler. Ama Milli Takımlarda 7 kez Dünya Şampiyonluğu bulunan Türkiye’nin 2025’teki ‘beklenen’ başarısı için Tayfun Taşdemir’in yine bir el atması gerekecekti. Nitekim Tayfun Taşdemir ve Berkay Karakurt’tan oluşan Milli Takım, Avrupa Şampiyonası finalinde Yunanistan’ı mağlup ederek Türkiye’ye 3. Avrupa Şampiyonluğunu getirdi.
Vee bugün: Berkay, Dünya Kupası etaplarında birçok kez
çeyrek finale kalmış ama bir türlü yarı finale çıkamamıştı. 2025’in son etabı Sharm
El Sheikh’te (Mısır) çeyrek finalde karşısında yine Zanetti vardı. Fakat son 16
turundaki 50-47’lik Caudron galibiyetinin yorgunu Zanetti, son 16’da Ruben
Legazpi’yi 50-24’le rahat geçen Berkay karşısında tutunamadı. Ve bu kez skor
Berkay lehine 50-29’du. Ve Berkay nihayet ferdî Dünya Kupası’nda ilk madalyasını
garantilemiş oldu. Dilerim, Berkay yarın Dünya Kupası’nda ilk kez çıkacağı “pazar”ından
altınla döner!
![]() |
| Berkay Karakurt Dünya Kupası’nda ‘Şampiyonlar Kulübü’nde! Arkasındaki (artık) ezelî rakibi Zanetti |
Yıl Sonu Genel Klasman Şampiyonluğu yani ‘Kızıl Elma’ Savaşları
Bitti mi hayır? Şayet Zanetti bu etabı alabilseydi ömründeki
ilk yıl sonu genel klasman şampiyonluğuna erecekti. Dolayısıyla Zanetti ‘kızıl
elma’sına bir kez daha nail olamadı. Niye ‘kızıl elma’ diyorum çünkü ‘esas’ Dünya
Kupası yıl sonu kaldırılıyor, sezon içinde kazanılanlar etap şampiyonlukları. Hatırlayalım,
1986’dan beri düzenlenen Dünya Kupası’nda bu ünvana erişebilmiş oyuncular çok
az: Blomdahl (11), Jaspers (9), Caudron (5), Sanchez [3+1=4 (1995’te organizasyonel
bir ikilik vardı, UMB’yi Sanchez, BWA’yı Blomdahl almıştı)], Ceulemans (3), Ludo
Dielis (1), Sang Lee (1), Haeng-Jik Kim (1). Tayfun Taşdemir geçen sene olduğu
gibi bu sene de yıl sonu genel klasman şampiyonluğu ümidini son etaba kadar taşımış
oldu. Ta ki birkaç senedir seviyesini hayli yukarılara taşıyan Peter Ceulemans’a
(Raymond Ceulemans’ın torunu) çeyrek finalde mağlup düşene dek. Türkiye bu
prestijli ünvanı hak ediyor, darısı önümüzdeki seneye… Ayrıca anmaya değer ki PBA’da
şampiyon olma başarısını gösterdikten sonra UMB’ye dönen Birol Uymaz bu
turnuvada çeyrek final gördü. Bu da mental ve kassal belleğinde büyük başarı
barındıran oyuncuların o düzeylerini adım adım geri çağırmalarıyla ilgili. Yarın,
Myung-Woo Cho’nun yıl sonu genel klasman şampiyonu olamaması için tek olasılık
var: Jaspers’ın yarın Sharm El Sheikh’teki salondan şampiyon olarak çıkamaması.
![]() |
| Zanetti 'Kızıl Elma'sına yine nail olamadı. |
***
Berkay Karakurt Dünya Kupası’nda ‘Şampiyonlar Kulübü’nde!
Dünkü "Berkay Karakurt Dünya Kupası’nda ‘Madalya Kulübü’nde!" yazıma mecburi ve saadet verici bir ek:
Berkay, yarı finalde Jaspers'ı futbol spikerlerinin sevdiği tabirle, Now yayınında sevgili kaptan Metin Tümer'in de dile getirdiği gibi 'sürklase' etti. Jaspers sondaki ataklarıyla 2 ortalamaya kadar çıkabildi ancak Berkay maç sayısını vurduktan sonra tabeladaki ortalaması 2,941'di! Üstelik bu, Zanetti'den sonra Jaspers'ın da 2025 Genel Klasman Şampiyonluğu ümitlerinin suya düşürülmesi demekti. Böylece 2025 Dünya Kupası Genel Klasman Şampiyonu olan Myung-Woo Cho'ya yüz bin alkış! Dick Jaspers 2025'i ikinci bitirirken, Tayfun Taşdemir ise geçen yılki pozisyonunu koruyarak yine üçüncü sırada yer aldı.
Sameh Sidhom da yarı finalde Peter Ceulemans karşısında pek zorlanmadı 50-30 (23 ıstaka). Ve finalin adı Sidhom-Berkay oldu. Bu Sidhom'un 4. finaliydi. 2022'de Las Vegas'ta Jaspers'a, 2023'te Porto'da Tran'a ve 2024'te Bogota'da yine Tran'a kaybetmişti. Ayrıca Sidhom'un 1 Dünya Şampiyonası ve 2 Dünya Kupası bronzu da var. 'Madalya Kulübü'nün 6 madalyalı üyesi Sidhom'un 'Şampiyonlar Kulübü'ne girmesi yine başka bahara kaldı. Çünkü Berkay maç başları ve sonlarındaki odaklı paternini tekrarladı ve Dünya Kupası finalinin son diliminde 'pek' durmayı başardı: 50-46 (32 ıstaka).
Berkay Karakurt üst düzey sporcular gibi öğrenmeye, gelişime, olgunlaşmaya doymuyor çünkü bunun 'sonsuz' bir süreç olduğunun farkında. Yetkin tekniğine rağmen onun esas alametifarikası bu mental farkta. Evet, Berkay bilardocu bir aileden geliyor ve sponsoru var. Ancak benzer profilde başka oyuncular da var ve bu düzeyle aralarındaki fark kapanamıyor. Onun karşılaştığı engellerin onda birinde pek çok bilardocu ıstakayı inançla kavramaktan vazgeçiveriyor. Oysa o sabırlı ve engelleri engel olarak görmüyor. Merhum Demirel'in "Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz!" sözü geldi aklıma. Bu sözü bağlamından ayıklayıp spor hayatınıza transfer etmek 'mesele'si size kalmış. Zaten Berkay'ın aklı da yıllardır bunu yapıyor: sinema, edebiyat, psikoloji fark etmez hedefine, yoluna uygun ne söz varsa alıp filtreleyip bunları kendi bünyesine monte ediyor. Ve o bünyeyi pekiştirip büyütüyor. Spor bir sporcunun total mental bünyesinden bağımsız değil. Diğer dişlilerle hareket eden, etkileşen en büyük dişlisi. İşte 'total mental bünye' dediğim de biraz bu.
'Sessiz Göz' (Quiet Eye) Kavramı ve Bilardo
Bu hedefe adanma hâliyle, insan kinetiği çalışmalarıyla bilinen Prof. Joan Vickers'ın "sessiz göz" (quiet eye) terimi arasında bir bağlantı kurulabilir. Bu kavramı yine Kerem Taşkeser hatırlatmıştı birkaç hafta önce grubunda. Bunu Anadolu tasavvufundaki "kalp gözü"nden farklı alın. Daha bilişsel (kognitif) bir süreç. Michael Jordan'ın gözlerini kapatarak serbest atış yaptığı anı hatırlayın. "Hey Mutombo, this one's for you!" ("Şşşt! Mutombo! Bu sana gelsin!") Jordan gözlerini kapatmadan önce çemberde bir nokta belirleyip onu zihnindeki 'sessiz göz'ünde sabitlemişti. Jordan'ın müthiş blokçu Mutombo'ya nazire anı😊, bu tarz keskinlik (precision) gerektiren sporlarda görme algısının bilişsel süreçle birlikte işlediğini gösteren bir kanıt niteliğinde. Nitekim bilardoda görsel algı alanımızın içinde ya ıstaka topumuz vardır ya da 2. toptaki kalınlık hedefimiz. Örneğin, Jaspers tek bant atışlarının limajları esnasında, ıstaka ucunun topuyla buluşacağı noktayı belirledikten sonra sadece 2. topa bakar. Veya tam tersi, falsosuz brikollerde karşı banttaki noktayı zihnimizde sabitledikten sonra bir milim bile olsa falso vermemek için kendi topumuzdan gözümüzü ayırmayız. Ama bilardoda esas hedef, 3. topa ulaşmak için elde etmemiz gereken varış hattıdır. Masadayken bu hat, çoğu zaman görüş alanımızın dışındadır, hele yatarak yaptığımız atışlarda arkamızda kalan 3. topları düşünün. İşte bu boşluklar beynimizdeki masa tasavvurunda (imgesinde) tamamlanır. Hiç hesap kullanmadan çok isabetli brikol atan oyuncular biliyorum, işte bu onların 'sessiz göz'lerinin gelişkinliğiyle alakalı. Veee: Bu teknik-bilişsel 'mesele'yi psikolojiye transfer edince ne görürüz? Berkay gibi oyuncular hâlihazırda ellerinde olmayan ama istikbaldeki ideallerinde gördükleri noktaya kilitlenirler. Ve sabırla o hedef nokta ete kemiğe bürünür, podyumun tepesindeyken kulaklarında yankılanan alkışa evrilir. Tebrikler Berkay!
Berkay'la ilgili daha önceki "Berkay Karakurt’tan 1,200 Eşiğine Takılan Bütün Bilardoculara İri Lokma Bir Mesaj!" yazımı hatırlamak isteyenler: https://hunkarbegenmedi.blogspot.com/2023/04/berkay-karakurttan-1200-esigine-taklan.html
12 Ağustos 2025 Salı
Bir Blomdahl Belgeseli: "Bilardonun Tarihi, Torbjörn Blomdahl, Şampiyon"
![]() |
| 46 Dünya Kupası, 6 Dünya Şampiyonluğu Bulunan İsveçli Spor Efsanesi Torbjörn Blomdahl |
3 Ağustos 2025 Pazar
Jonglörler Olmadan Bilardo Ekonomisi Dönmez!
![]() |
| Florian "Venom" Kohler |
Gezegenler yaşamak içindir, sadece kupa almak için değil.
İçinde su bulunan Mars’ınız var, daha ne istiyorsunuz, yaşayın gitsin?😊
1 Mart 2025 Cumartesi
Bilardoda Eğitim Devrimi!😎
![]() |
| Atatürk'ün Manastır Askerî İdadisinde ve Çankaya Köşkü'nde bilardo oynadığı biliniyor |
1 Şubat 2025 Cumartesi
Bilardonun Zeki Atraksiyonları
![]() |
| Milli Artistik Bilardocu Emrah Tahsin Taç |
Bu organizasyon, adındaki "atrax" yani atraksiyona atıfla, "Eğlence, Park, Oyun ve Spor Alanları Endüstrisi Fuarı". Atraksiyon; seyirciyi “çeken”, “cezbeden”, “seyirlik gösteri” anlamına da gelir. Bu rekreasyon/eğlence fuarındaki en güzel şey böyle civcivli stantlar arasında gezinirken bilardo masasına rastlama duygusuydu. 90'lar, 2000’lerde hakikaten böyleydi; bilardo salonlarının bolluğu bir yana, atari salonlarında, eğlence parklarında, avm'lerde, fuarlarda, bir villanın odasında bir şekilde karşınıza çıkardı bilardo masası. İnsanların hatırındaydı; oyunun görsel-işitsel-kokusal-tensel büyüsü duyulara değiyordu.
Bilardonun endüstriyel ve yaygınlık anlamında tekrar şahlanması, geniş kitlelerin oyuna yeniden “çekilmesi”, kabileye katılması masaların bir köşebaşında karşımıza çıkıvermesiyle mümkün. Zeki Bilardo bu fuardaki standına 3 masa kurmuş ve bugün gözümle gördüm ki Amerikan olsun, 3 top olsun herkesin masalarda gönlünce oynamasına izin veriyordu. Ayrıca videoda gördüğünüz “L masa”, bizim 2 kareden oluşan dikdörtgen algımızı sarsıntıya uğratan, 3 karelik bir “seyirlik zekâsı”. Zeki Dolma (namıdiğer saygıdeğer Zeki amcamız), Hasan Kurtt, Emrah Tahsin Taç ve Emre Kaplan’ı kutluyorum.👏💪😊
14 Ekim 2024 Pazartesi
Güneş Tutulması Avcısı: Alaattin Akbulut
![]() |
| Alaattin Akbulut ve Rifat Özçöllü, The Best Art Gallery, Teşvikiye |
Alaattin Akbulut'la 2012'de NTV SPOR'da tanıştık. Sonrasında yollarımızı hep kesiştirdik. Serdar Gümüş'ün şampiyonluğuyla sonuçlanan 2012 Artistik Bilardo Dünya Şampiyonası canlı yayını, Lütfi Cenet'in yorumları ve onun 100 artistik figür için çizdiği 100 animasyonla gerçekleşmişti. Ve yayın izleyici için çok anlaşılır ve akıcı hale gelmişti. Alaattin abi resimlerinde bilinçaltının, zihnin dalgalı hallerini resmetse de hep bir çıkış kapısı bırakır. Çünkü onun karakter tercihi "iyimser"den yana. Bu imgeleri bilinçaltına ve zihnine düşüren kaynaklar ise, bir "güneş tutulması avcısı" olarak Uganda, Kenya, Tanzanya, Kamboçya ve Srilanka'ya yaptığı fotoğraf seyahatleriydi. Ekrem Yalçındağ'ın küratörlüğünü yaptığı sergiyi 27 Ekim'e kadar Teşvikiye'deki The Best Art Gallery'de görebilirsiniz.😊
Serdar Gümüş'ün Artistik Dünya Şampiyonu olduğu NTV SPOR yayını
Figür Animasyonlar: Alaattin Akbulut
Yorumcu: Lütfi Çenet
28 Eylül 2024 Cumartesi
AFREECA TV (SOOP) Türkçe Bilardo Yayınlarına Geri Dönüyor!
![]() |
| Tolgahan Kiraz Vietnam'da düzenlenen 76. Dünya Şampiyonası'nda Son 16'da! |
22 Eylül 2024 Pazar
19’luk Seymen’in Dünyayı Sallayan Çığlığı
![]() |
| 19'luk Seymen Özbaş 22 Yaş Altı Dünya Gençler Şampiyonu! |
Geçen Pazar Fransa’da bir Dünya Şampiyonumuz daha oldu: 2005’li Seymen Özbaş! 15'incisi düzenlenen 22 Yaş Altı Dünya Gençler Şampiyonası’nda Burak Haşhaş’tan sonra 2. şampiyonumuz. Semih Saygıner ve Tayfun Taşdemir’den sonra “3 Bant Ferdi Dünya Şampiyonu” unvanına sahip 4. bilardocumuz. Milli takımları dahil ettiğimizde şanlı liste büyüyor elbette. G. Koreli gençler bu şampiyonayı 8 kez kazandı. Bir G. Koreli’nin final oynamadığı sadece 3 final var. G. Kore hakimiyeti Burak’la çatlamıştı, Seymen çatlağı gediğe dönüştürdü! Seymen’in yarı finalde ikiye katladığı isim geçen senenin finalisti Alman Amir İbraimov’du. Finalde ise G. Koreli Jo Yeong Yun’u yendi. Aşağıda 15 şampiyonanın finallerini listeledim. Soldakiler galipler. Parantez içindeki sayılar, oyuncuların turnuva genel ortalamaları. Bu finalistlere ilaveten Sameh Sidhom, Berkay Karakurt, Gwendal Marechal, Denizcan Akkoca, David Martinez, David Zapata gibi 3’üncüler de var. 2012’nin gümüşü Ömer Karakurt ise geçen hafta antrenör koltuğundaydı. Yani isimler ve bu çocukların senyörlere terfi ettikten sonraki kürsüleri, koltukları ortada. Bu "junior"lar şampiyonası, eninde sonunda ışıldayacak cevherler barındırdı hep. Seymen’in şampiyonluk kürsüsünün ve şampiyonluk sayısı sonundaki çığlığının psikolojisine bakalım biraz:
Bir oyuncu spor kariyerinde büyük kürsüler istiyorsa onun, gençliğinden itibaren yapacağı iş, küçük büyük demeden kürsü kovalamak olmalı. Çünkü büyük kürsüyü getirecek olan daha küçük kürsülerin belleğidir. Bu, bütün sporlarda büyük yüzdeyle böyledir. Bu gençler sırf yetenekleri sayesinde mi kürsü görmüşlerdir? Yoksa gençliklerinde büyük arzuyla kovaladıkları kürsüler onlara özgüven temeli mi inşa etmiştir? Nice yetenekli oyuncular kürsü arzusunu içlerinde büyütemedikleri, o hedefi hayatlarında diğer hedefleri arasında –türlü sebeplerle– birinci sıraya koyamadıkları için ha 5-8. ha 9-16. ya da 17-32. sıralarda ama kürsünün “kenarlarında” dolanmakta. Demiş ya Saygıner, unvanını hak eden “spor gazetecisi” Banu Yelkovan’a, “Bilardo hayat gibi. İyiysen masadasın, değilsen kenarda” diye. İşte bu “iyi olma” arzudaki hakikilik ve hedefe sadakatle alakalı. Elbette Seymen’in bir diğer büyük şansı anne babası Elif-Ferhat Özbaş’ın ve Türkiye'deki bilardo ekosisteminin onun yanında olması. Geçenlerde sevgili Gülşen Degener’den Seymen’i bir cümleyle tarif etmesini rica ettiğimde “olağanüstü konsantre hali” demişti. Ben de şunları ekleyeyim: “Hayat gibi olan bilardoya” hörmette 😊 kusur etmeme hali. Onu ihmal etmeme hali. Kimseyle ve hiçbir şeyle aldatmama 😊 hali. Evet, bilardo kıskançtır, üstüne başka yâr koklayana kürsü vermez. En azından ikinci plana atma beni, der. Dolayısıyla, final sayısının akabinde yükselen çığlığını bir öfkenin tezahürü olarak değil de yıllardır süren çileli, cilveli bir yolun sonunda vecde kapılan sevinç sarhoşu, “zeki ve çevik” bir gencin çığlığı olarak duyabilirsiniz. Tebrikler Seymen! Tebrikler Türkiye bilardosu!
Dünya 22 Yaş Altı Gençler Bilardo Şampiyonası Finalistleri ve Genel Ortalamaları
2008: Javier Palazon (ES,
1,268) – Glenn Hofman (NL, 1,088)
2009: Javier Palazon
(ES, 1,252) – Glenn Hofman (NL, 1,159)
2010: Kim Haeng Jik (KR,
1,231) – Kenny Miatton (BE, 0,840)
2011: Kim Haeng Jik (KR,
1,211) – Kim Jun Tae (KR, 1,071)
2012: Kim Haeng Jik (KR,
1,638) – Ömer Karakurt (TR, 1,343)
2013: Jose Garcia
(COL, 1,287) – Jung Hae Chang (KR, 1,099)
2014: Adrien Tachoire
(FR, 1,096) – Cho Myung Woo (KR, 1,205)
2015: Kim Tae Kwan
(KR, 1,250) – Kim Jun Tae (KR, 1,286)
2016: Cho Myung Woo (KR,
1,276) – Shin Jung Ju (KR, 1,270)
2017: Anguita Carlos
(ES, 1,029) – Lee Beom Yeol (KR, 1,070)
2018: Cho Myung Woo (KR,
2,022) – Jang Dae Hyeon (KR, 1,300)
2019: Cho Myung Woo (KR,
1,792) – Ko Jun Seo (KR, 0,927)
2020-2021: Pandemi!
2022: Burak Haşhaş
(TR, 1,241) – Dimitrios Seleventas (GR, 1,100)
2023: Oh Myeong Gyu
(KR, 1,250) – Amir Ibraimov (GER, 1,021)
2024: Seymen Özbaş
(TR, 1,507) – Jo Yeong Yun (KR, 1,157)
Survival'da Tayfun Taşdemir'den Astrolojik Çeyrek Final!
| Taşdemir'in Astrolojik Çeyrek Finalindeki Büyük Rakipleri |
Survival 2024 Seul'de başladı! (İlki 2018'deydi.) Survival'ın sayı sayma formatı ve atmosferi vadettikleri adrenali gerçekten sağlıyor. Korkmayın, brikollere 2 yazmıyorlar.😊Formül şu: 4 kişi oynuyor. Atana 3, yiyene -1! Tolgahan Kiraz ve Taşdemir sabah aynı masadaydı ve ilk raundu beraberce geçtiler. Tolgahan 2'inciliğini, genel mizacının aksine maça dinamik ve sinirlerini sağlam tutarak başlamasına borçlu. Darbeli acem ve pikesi lokumdu, özet videoda var, link aşağıda. Yeni sakal modeliyle boy gösteren TT ise çoğunlukla yaptığı gibi kondisyonunu genele yaydı ve 4'lü ring dövüşünden 1. çıktı.😊 Evet, sanırım bu formatta, kilit kelime "kondisyon". Dikkat, performans kondisyonunu genele olabildiğince homojen yaymak! Sevgili Berkay Karakurt'a da başarılar!
https://vod.afreecatv.com/player/133994865
![]() |
| Tolgahan Kiraz ve Tayfun Taşdemir ilk turu beraberce geçtiler |
| Survival 2024'ün galibi Myung Woo Cho |
- Myung Woo Cho 85 (average 1.941, $40,000)
- Eddy Merckx 69 (1,705, $25,000)
- Tayfun Tasdemir 61 (1,588, $15,000)
- Glenn Hofman 25 (1,058. $10,000).
6 Ağustos 2024 Salı
Voleybolda Seyir Zevkini Artırmak İçin: @bir+bir
![]() |
| Türkiye Çin'i 2024 Paris Olimpiyatlarında Çeyrek Final'de Mağlup Etti |
İlk kez bir takım sporunda, voleybolda, Olimpiyatlarda yarı finale çıktık. Filenin Sultanları madalya eşiğinde! Atıcılıkta Şevval-Yusuf ve okçulukta Mete-Abdullah-Ulaş’la gelen madalyalar takım olarak kazanıldı, doğru. Fakat atıcılık ve okçuluk, bilardo gibi bireysel tabiatlı sporlar. Bu tür sporlarda seyir zevki, detaylara hakimiyet arttıkça artıyor. Bilardocular olarak, futbol dışı sporlardan da zevk alabilmek zaten mesleğimiz.😊Detay bilardocunun işi!😊O yüzden bu sporlarda “sahaya vâkıf” spiker ve yorumculara muhtacız! Yaklaşık bir senedir voleybolda, aynı zamanda bilardosever spikerimiz sevgili Mehmet Sevinç'in canlı maç anlatımından mahrumuz. Ancak YouTube’da Kadın Milli Voleybol Takımımızın maçlarının öncesi ve sonrasında Antrenör Alper Erdoğuş’la harika programlar yapıyorlar. Zekâ, strateji, güç, dayanıklılık ve atletizm dolu voleybol, hayata renk ve umut katıyor! Voleybol seyir zevkinizi artırmak adına ücretsiz bir yatırım yapmak istiyorsanız www.youtube.com/@birartibirspor birebir!💪👏😊
Rifat Özçöllü
28 Temmuz 2024 Pazar
Şişşt! Takım Uykuda: Uyku profesyonel futbolu nasıl dönüştürdü?
![]() |
| Foto: www.bbc.co.uk |
Kaliteli uyku ve spor performansı ilişkisi, başta NBA ve İngiltere Premiere Lig menajerleri olmak üzere dünyadaki bütün spor performans analistlerinin uzun yıllardır gündem maddesi. Ertesi gün çıkacakları Dünya Kupası maçı öncesi Hollandalı Johan Cruyff ve arkadaşlarının poker gecelerinin, Jordan’lı Chicago Bulls’un savunmasının belkemiği Dennis Rodman’ın partilerden toplanıp NBA finallerine yetiştirilmesinin altından çok sular akmıştır herhalde! Yazıyı görünce hemen, bilardo sporcularının son zamanlarda önceki gece uyuna(maya)n uykudan yakınmalarını hatırladım ve çevirmek istedim. Özellikle “uyku ve basketboldaki şut isabeti ilişkisi” hakkındaki veriler, hassasiyet oyunu bilardoyla direkt ilgili. Yazının linki aşağıda: Yazı kısa ama bu konu üzerine dikkat çekmek için çok done barındırıyor. Olimpiyatlar Bizim Olsun!!! Sporcularımıza Başarılar!!!
Rifat Özçöllü
![]() |
| Elbette iyi bir uyku bilardodaki isabeti de artırır Foto: www.peakpx.com |
ŞİŞŞT! TAKIM UYKUDA: UYKU PROFESYONEL FUTBOLU NASIL DÖNÜŞTÜRDÜ?
Birkaç on yıl önce, profesyonel futbolcular gecelerini “partileyerek” geçirirdi. Şimdi ise kaliteli bir gece uykusunun faydalarının çok daha bilincindeler.
Değişim 1990’ların ortalarında, yatak satıcısı Nick
Littlehales’in Manchester United menajeri Alex Ferguson’la temasa geçmesiyle
başladı, Littlehales, Ferguson’a şunu soruyordu: “Uykunun futbolcularının saha
performansını nasıl etkilediğine dair bir fikrin var mı?” Soru, Ferguson’ın
ilgisini çekmeyi başarmıştı. Sir Ferguson, Littlehales'den takımına bir sunum
yapmasını istedi. Çok geçmeden bütün takımın yatağı, yastığı değiştirildi ve
Littlehales kısa sürede futbolun en muteber “yatak danışmanı” haline geldi.
1998'de İngiltere'nin Dünya Kupası kadrosu için yatak tedarik etti ve 2004
Avrupa Futbol Şampiyonası’nda her oyuncu için bireysel uyku rutinleri
oluşturdu.
![]() |
| Total Futbolun Öncülerinden Hollandalı Cruyff ve Arkadaşları |
Yavaş yavaş, kulüp yöneticileri bilimsel uyku araştırmalarına daha fazla önem vermeye başlamıştı, üstelik dayanakları yabana atılacak cinsten değildi. 2011 yılında uyku uzmanı Cheri Mah, uyku süresini gecede 8-10 saate çıkarmanın basketbol oyuncularının süratini ve şut isabetini önemli ölçüde artırdığını keşfetti. Diğer araştırmalar, tek bir gece dahi yetersiz uykunun sakatlanma riskini artırabileceğini ve 64 saatlik kötü uyku döngüsünün gücü, dayanıklılığı ve dengeyi azalttığını ve hatta vücudun kendi kaslarını yemesine neden olabileceğini ortaya koyuyordu!
Nihayetinde, menajerler oyuncularının uyku kalitelerini artırma
gayretine giriştiler. Örneğin Southampton menajeri Alek Gross, oyuncularının
akşamları “uyku düşmanı” kafein, şeker ya da yağlı yiyecekler tüketmesini
yasakladı. Bunun yerine futbolcularına, onları yorgun düşüren sütlü protein
içecekleri içirdi. Meksika’nın menajeri de Rusya’daki Dünya Kupası grup maçları
arifesindeki takımının uyku kaybından endişeliydi. Bunun üzerine, Manchester
United’ın spor bilimcisi Robin Thorpe’la futbolcularının performansını optimize
edebilmek için bir uyku ve antrenman programı hazırladılar. Otel yatak odaları
bile ideal uyku sıcaklığına ayarlandı. Oyuncular da bu rutine riayet ettiler.
Hatta bir maç akşamı, kaptanları Rafael Marquez aynı otelde kutlama yapan
taraftarlardan sessiz olmalarını istedi çünkü “Takım uykuda!” idi. Kaptanın müdahalesi
harika sonuç verdi: Uyku kalitesi yüksek gecelerin ardından Meksika Güney
Kore'ye karşı kazandı ve hatta gruplarda Almanya'ya da galip geldi.
Artık pek çok takım ve oyuncu çeşitli yöntemler kullanarak uyku düzenlerini iyileştirmek için çaba sarf ediyor. Örneğin, Manchester City oyuncusu Sergio Aguero, yan yattığında kaslı vücudu bacaklarının kapanmasını engellediğinden uyumakta zorlanıyordu. Aguero, boyuna, kilosuna uygun yeni bir yatak aldı ve böylece gece boyunca boynunu ve sırtını aynı hizada tutabildi. Yine Manchester City'den James Milner da akşam maçlarından sonra uyumakta zorlandığı için çok geç saatlere kadar bilgisayar oyunu oynuyordu. Tabii sabaha antrenmana çıkamayacak kadar yorgun düşüyordu. Geç yatıp erken kalkma rutinine öğleden sonra kestirmelerini ekleyerek meseleyi halletti. Bu ucuz ve etkili müdahaleleri daha küçük takımlar bile devreye sokabiliyor haliyle. Örneğin Brentford, Premier Lig’in en küçük bütçeli takımı. Buna rağmen, kulübün performans analizi yöneticisi Chris Haslam, oyuncuların uykularını izlemek için bilek takip cihazları kullanmaya başladı ve bunlar oyuncuların dikkatinde belirgin bir iyileşme sağladı.
Eskiden, bir parti ve birkaç saatlik uykudan sonra sahaya
çıkmak bir şeref nişanesi gibi görülürken, artık çekilen iyi bir uyku
performans zincirinin hayati halkası olarak kabul ediliyor.
Yazının orijinali:
“How Sleep Transformed Professional Football” (www.test-english.com)
Çeviren: Rifat
Özçöllü
21 Temmuz 2024 Pazar
Zanetti Sarkacı ve Bilardocu Kolunun Anatomisi - Mehmet Varlık (1)
“Porto Kapışması: Bilardoda Zoru Kolay ve Zor Gösterenler” yazısında 1990’larda bilardonun yaşadığı devrim sonrası “modern bilardo”ya geçişten de söz etmiştim. Bu geçiş sürecindeki teknik detaylardan bahsederken Yılmaz Özcan, Levent Özçöllü ve Mehmet Varlık’a cümlelerimi teyit ettirip kendimi garantiye almıştım. J Yazıda Zanetti’yle ilgili şöyle bir cümle var: “Nitekim kendisine has, topuna yakın köprüler kurup, ıstakasını geriye-öne minimum sallayarak o kısa sarkaç hareketiyle kleps, sırt, dantel, masse fark etmez topuna yüksek momentumlar verebilen bir tekniği var.” Buradaki “sarkaç” ifadesini bana Mehmet Varlık önermişti. Üstelik Varlık, ıstakanın topla buluşmadan önceki sallama hareketi esnasında meydana gelen fizik parametrelerini detaylar ve nefis gondol metaforuyla anlatmıştı. Ben kendisinden bunu başka bir yazıya dönüştürmesini rica ettim, sağ olsun kırmadı. Bu yazı, spor ve bilardo üzerine bir bilimsel düşünme pratiği. Hem sade bir dile sahip hem de bilardoculara “vuruş” anlamında farklı ufuklar açacak. Şimdi sözü bütün zarafetiyle Mehmet Varlık’a bırakalım. – Rifat Özçöllü
***
![]() |
| Mehmet Varlık ve Eşi Foto: Erdoğan Avcı |
Zanetti Sarkacı ve Bilardocu Kolunun Anatomisi – Mehmet Varlık
Bilardocunun ıstakayı geriye-öne minimum sallaması aslında avantajdır. Dirsekten sallanan sarkaç ne kadar kısa mesafede hareket ediyorsa mükemmele yakın sonuçlar elde etmek o kadar kolaylaşıyor. Ufak tefek diyemeyeceğimiz bir Avrupalı olan Zanetti ile “minicik” Cho'yu ortaklaştıran şey işte bu sarkacı kısacık mesafede kullanabilir olmaları. Marco bunu, yılların deneyimiyle, işin fiziğine de kafa yorarak geliştirdiği kendine has tekniğiyle yaparken Cho doğuştan gelen anatomik özelliklerini (kısacık kollar) avantaja çevirerek yapıyor. Her ne kadar onu dünya turnuvalarında henüz o düzeylerde görmesek de, kısa sarkaç kullanımının ne kadar işe yaradığına güzel bir örnek de ülkemizden, Yavuz Güngördü. Üstelik kendisi de bunun farkında, bunu bilinçli olarak yapıyor.
Zanetti ve M.W. Cho'nun kol hareketleri burada görülebilir.![]() |
| Bilardocu Kolunun Sarkacı Daha çok görsel ve video için: https://www.pooldawg.com/article/pooldawg-library/the-perfect-pendulum-stroke |
Sarkaç arkaya ne kadar az hareket ederse ıstakanın masaya paralel hareketinden o kadar az uzaklaşmış oluruz. Nitekim masaya tamamen paralel ıstaka hareketi anatomimiz ve dirsek eklemimizin çalışma mekaniği sebebiyle imkânsızdır. Bu “kusursuz paralel devinim” teorik bir ütopyadır. Gerçek hayatta nadiren karşımıza çıkmasının bir diğer sebebi topun çapı 61,5 mm iken bant yüksekliğinin 38,5 mm kadar olmasıdır.
Istaka ucunu top üzerinde temas ettirmeye niyetlendiğimiz noktanın
38,5 mm’nin daha aşağısında kaldığı her vuruşta ıstakanın dibini 1 cm de olsa
kaldırmak zorunda kalırız çünkü küpeşte yüksekliği (bant yüksekliği) bunu
mecbur kılar. Bu da ıstakanın masa yüzeyi ile kaçınılmaz olarak bir açı
yapmasına yol açar. Hatta ağır çekimde topların çarpışmadan sonra zıpladığını
görürsünüz. Bu, paralelliğin sağlanamamış olmasındandır. Hatta ıstakanın
arkasını 1 cm bile olsa kaldırdığımız her vuruş artık mini bir massedir.
Çuhaların üzerinde o yüzlerce top izi daireciklerini bırakan şey tam olarak
budur.
Hakikaten bu etki ağır çekimde çok daha net gözükür. İlk izleyişte
vuruş anında hafiften bir yay çizmiş gibi gözüken acem 4 bant bir atışın
(kısa-uzun-kısa/uzun) ağır çekiminde 1 ve 2 numaranın (ıstaka topu ve hedef top)
çarpışmasından sonra ıstaka topunun deli gibi zıpladığını görürüz. Ortada fol
yok yumurta yok gibi gelebilir. Ama işte ıstaka dibinin 1-2 cm’lik yani gözle
fark etmesi zor minicik yükselişi bile buna sebebiyet verebilir. Hele bir
de vuruş, topun ekvatoral ekseninin üzerinde bir noktadan yapıldıysa zıplama
olasılığı artar.
Bunun daha iyi anlaşılabilmesi için lunaparktaki gondolu örnek
verebiliriz. Gondolda tam ortaya oturanlar en az sarkaç etkisine maruz
kaldıkları için ne kadar stabil bir seans geçirirler. Diğer tarafta en uçlara
oturanların ise içi dışına çıkar. Bilardocu
odur ki ıstakayı tuttuğu eline gondolun en ucunda oturanların gücünü yüklerken
aynı eli gondolun en ortasında oturanların stabilitesinde hareket ettirebilsin.
Tabii şunu da eklemek lazım: Fizikte iş-güç-enerji denkleminde bir
taraftan kaybımız varsa onu başka bir yerden kompanse etmemiz lazım ki nihai
ürün güdük kalmasın. Ne demek istiyorum? Gondolun en ucuna oturmuyorsak hareket
edeceğimiz mesafe oldukça kısıtlıdır. Bu da kuvvet kaybına yol açar. Bunu telafi
edebilmenin en etkili yöntemi de "brachialis ve brachioradialis"
dediğimiz, dirsek ve bilek arasında uzanan ve birbirine kontra çalışan iki kas
grubunu iyice kuvvetlendirmekten geçer.
“Tak diye vurdu yedi bandı, acem atacak sandık!” cümlesindeki oyuncunun
o iki kası muhtemelen çok kuvvetlidir. Bu kaslar bilek güreşçileri ve okçuların
da en çok yararlandığı kaslardır. Bir diğer teknik ise atışın boyu uzadıkça (3
bant, 5 bant, 7 bant gibi) ya da ihtiyaç duyulan güç arttıkça, ıstakayı daha geriden
tutmaktır. Burada yine çok temel bir fizik kanunundan yararlanıp, ıstakayı bir
basit kaldıraç gibi düşünerek kuvvet kolunu uzatmış oluyoruz. Ancak burada
başka bir handikap ortaya çıkar. Sağ elimizi ne kadar geriye çekersek, köprüyü
kurduğumuz sol elimizi de o kadar geriye çekmemiz gerekir ki ıstaka, masaya
ideale yakın paralellikten minimum uzaklaşsın. Bu da köprü mesafesinde uzamaya
ve dolayısıyla ıstaka ucunun top üzerinde tam olarak hedeflenen noktaya temas
edememesi riskine yol açabilir.
![]() |
| Bilardocunun da Kullandığı Ön Kol Kasları Kaynak: https://berkayturkkan.com/en-iyi-on-kol-egzersizleri |
O yüzden en güzeli her zaman brachialis ve brachioradialis kaslarını maksimum güçlü tutmaktır. Bu, oyuncuya, son derece kontrollü bir güç sağlar. Ve akıldan çıkarılmaması gerekir ki bu güce asıl ihtiyacımız olan yer 7-8 bant gibi ekstrem uzunluktaki atışlar değil tam aksine kısa mesafeli atışlardır. Çünkü güçlü dirsek altı kaslarının sağladığı kontrollü güce, topa hızlı vurmak için değil ironik bir şekilde yavaş vurmak için daha çok ihtiyaç duyarız. İşte tam da bu noktada kontrollü seri oyunu (position play) devreye girer. 2 numarayı elinle koyar gibi bir o köşeye bir bu köşeye, bir masanın ortasına vs. alabilmenin yolu o kaslardaki kontrollü güçten geçer. Nitekim bu kadar hassas çarkların, sarkaçların altında veya üstünde dönen topların oyunu olan bilardo, Dünya Oyunları’nda (World Games) “Hassasiyet Oyunları” (Precision Games) kategorisinde yer alır.
Yazan: Mehmet Varlık
Görsel Araştırma: Rifat Özçöllü
14 Temmuz 2024 Pazar
Porto Kapışması: Bilardoda Zoru Kolay ve Zor Gösterenler
![]() |
| Dünya Kupası 30. Kez Dick Jaspers'ın Ellerinde |
Aslında 1990’lardaki bilardo devrimi de masadaki
cenderelerden çıkma arayışlarından doğmuştu. Modern bilardonun kurucusu olarak
görülen Blomdahl, 1990’lar ve 2000’lerde, karambol tekniğine sıkışmış bilardoya
yeni bulvarlar açmıştı. İlk defa karambolden gelmeyen, Amerikan (pool) temelli
bir oyuncu öne çıkmıştı. Havuzlardaki, triplelerdeki kalınlık yordamı Ceulemans’tan
farklıydı. Ters bant kullanımları ilham verici olmanın ötesinde bilardo
repertuarının önemli parçalarından biri haline gelmişti. Ekstra çözümler
denemekte pervasızdı. Tuşlardan farklı kaçabiliyordu. Kritik anlardan tek bant
brikollerle (düz veya ters avantalar), şemsiyelerle yüksek yüzdeyle
çıkılabiliyordu artık. Masada klasik düz turnike resmi dururken darbeli
kısa-uzun-uzun paternlerini görmeye başlayınca mal bulmuş Mağribî gibi
olmuştuk. Maksimum falso dışında yeni falso noktalarını keşfetmeye başlamıştı oyuncular.
Üst falsonun bazen açı daraltmada bazen uzatmada işlevsel olduğu daha çok anlaşılmaya
başladı. Falsosuz vuruş ve tempo karışımları çok farklı geometrik şekiller sundu
gözümüze. Karambol, oyuncunun daha az eğildiği, topun bantlara, köşelere yakın
tutmaya çalışıldığı daha yavaş tempolu bir oyundu. Caudron da karambol
temelliydi fakat daha çok eğilip oyunu köşe ve kenarlardan ortaya doğru kaydırıyordu.
Murat Tüzül gibilerden gelen yeni sistem önerileri Avrupa’da hesaba katılıyordu.
Semih Saygıner artistik branşından üç banda figür devşirip duruyordu. Ama bunu
maçın en belalı anında yapabiliyordu. Beş bantların hem çift turnike hem düz
hem de kesmeli varyasyonlarında 7-8 bantlık rotalara çıkıyor, çok farklı açılar
armağan ediyordu bize. Ayrıca Saygıner bu oyundan para kazanılabildiğini de
göstererek sporun profesyonelleşmesinde de rol oynamıştı. Yeri gelmişken, o
yıllarda 3 banttaki yeniliklerin Türkiye’de anlaşılmasında, İstanbul’daki dünya
kupası organizasyonlarıyla rahmetli Bora Karatay’ın, yayınları ve çevirileriyle
rahmetli Avni Köksal ve sevgili Suat Boztepe’nin, bu kitaplara aynı zamanda
teknik ressam olarak çizim katkıları veren Yılmaz Özcan’ın ve Bilardo Magazin
dergisiyle merhum Ali Yılmaz’ın önemli payı olduğunu analım. Velhasıl, karottan,
savunmadan hiçbir zaman vazgeçilmedi, vazgeçilmeyecek ancak bu icat-çözümler
süreci öylesine dizginlenemiyordu ki bilardo değişti, oyunun hücum karakteri ve
seri oyunu (position play) kavramı iyice ciddiye bindi. Ceulemans, Dielis, Bitalis,
Kobayashi, Komori Ustalar bayrağı yeni kuşağa devrediyordu…
![]() |
| Genç Blomdahl |
![]() |
| Tayfun Taşdemir yine en iyiler arasında |
Ya Porto’nun şampiyonuna ve bilardonun ana sütunlarından
Jaspers’a gelirsek: Yıllardır, ancak teoride mümkün dediğimiz, kimsenin atmayı akıl
kârı bulmadığı, kılı kırk yaran düz veya kesme tek bantlarda inanılmaz yüzdeler
yakaladı. Maçlarında ek süre haklarını yerinde ve stratejik kullanarak çok
“tuhaf ve gıcık” pozisyonlardan çok leziz ekmekler çıkarıp fark yaratmayı bildi.
Antrenman günlükleri tuttu, profesyonel tavır, disiplin ve istikrarın sembolü
oldu. Bilardoda “normal” insanlar gibi “zoru zor göstermenin”, masa başında taş
işçisi gibi çalışmanın işe yaradığını bize yaklaşık 30 yılda 30 Dünya Kupası kazanıp bir spora damga
vurarak, modern bilardonun en dişli oyuncusu olarak kanıtladı.
Ben toplarla kedinin fareyle oynadığı gibi oynayan Caudron ve Cho’dan da, avını yakalayabilmek için bütün ormanı katetmekten erinmeyen Jaspers ve Çenet gibi “yırtıcılardan” de zevk alıyorum. Podyuma tırmanma serüvenlerini hayat yolculuğu haline getirmiş Yılmaz Özcan, Turgay Orak, Tolgahan Kiraz, Gülşen Degener, Müjde Karakaşlı gibi hikâyelerden de etkileniyorum. (Bu liste uzar gider.) Bilardo izlerken tüylerinizin diken diken olması için sadece Caudron ve Cho’nun “zoru kolay gösteren” karambolvari yüksek serilerini bekliyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz. Veya hazzınızı Taşdemir, Sanchez veya Tran’ın ultra-teknik yüksek serilerine endekslediyseniz yine kendinize haksızlık ediyorsunuz. Size Blomdahl’ın maç içerisindeki “o” ritmini ve Saygıner’in “o” sayısını veya Merckx’in istatistikleri altüst edeceği günleri beklemeyin demiyorum elbette. Ama o tek bantları, ağızları açık bırakan brikolleri atarken Jaspers’ın gözünde, sokakta bilye oynarken kuma ip gibi hatlar çizen çocuğun aşkını görün ve hedefi vurduğunda siz de çığlık atmaktan utanıp sakınmayın. Tebrikler Tayfun, Tebrikler Caudron, Tebrikler Cho ve Tebrikler bilardonun gizli romantiği ve yırtıcı aslanı Jaspers!
![]() |
| Cho'yu mağlup edip 30. şampiyonluğuna ulaşan Jaspers'ın sevinci |
Bu yazı sevgili Levent Özçöllü’yle yaptığımız sohbetlere çok
borçlu. Yılmaz Özcan taslağı okuyup kıymetli katkılar yaptı: Ordinaryusumuzu seviyoruz.
Mehmet Varlık bu yazıya bilimsel bir dokunuş yapmakla kalmadı, bu yazıdan başka
bir yazı doğurdu, sürprizimiz olacak, sabredin. Son olarak Ersan Ercan’ın
motivasyonlarının da değerli olduğunu eklemeliyim.
Rifat Özçöllü
Fotoğraflar: Five&Six, Kozoom, Imsvintagephotos




























